DİNİMİZ İSLÂM GÜZEL AHLÂK’A ÇOK BÜYÜK ÖNEM VERMİŞTİR

DİNİMİZ İSLÂM GÜZEL AHLÂK’A ÇOK BÜYÜK ÖNEM VERMİŞTİR

    Dinimiz İslam güzel ahlâka  çok büyük önem vermiştir. İman ve ibadetlerimizin ahlâk ile sıkı bir ilişkisi vardır. İmanın ve ibadetlerin esas hedefi insanı ahlâklı kılmak, faziletlerle bezemektir. İslam ahlâkı, cihanşümul olan kapsamlı bir özelliğe sahiptir. İnsanların yaşayışlarında lazım olacak olan bütün kurallar İslam tarafından bildirilmiştir. Güzel ahlâk deyince şüphesiz aklımıza Kur’an-ı Kerîm hükümlerini en iyi anlayıp yaşayan Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in ahlâkı demek olan İslâm ahlâkı gelir. İslâm ahlâkı; İslâm’ın özü, esası ve bizzat kendisidir. İslâm ahlâkının asıl kaynağı da Kur’an ve O’nun ışığında oluşan Sünnettir.

     Ahlâk: huy, tabiat, seciye anlamına gelen ‘hulk’ veya ‘huluk’ kelimesinin çoğuludur. Kavram olarak ise Ahlâk: “İnsanın zorlanmadan, kendi hür iradesiyle inandığı değerlere bağlı olarak  gerçekleştirdiği fiil ve davranışlar bütününe”  yahut “İnandığı değerlere bağlı olarak kendi isteğiyle iyi davranışlarda bulunmak, kötülüklerden sakınmaktır” İslâmi kaynaklarda hulk ve ahlâk terimleri genellikle iyi ve kötü huyları, fazilet ve rezaletleri ifade etmek üzere kullanılmaktadır. İslâm ahlâkının asıl kaynağı Kur’an ve O’nun ışığında oluşan sünnettir. Nitekim Hz. Âişe annemiz kendisine sorulan bir soru münasebetiyle Hz. Peygamber’in ahlâkının Kur’an ahlâkı olduğunu belirtmiştir. (Müslim, Müsâfirîn 139) Bu sebeple İslâm ahlâk düşüncesi Kur’an ve Sünnet’le başlar. Bu iki temel kaynak dinî ve dünyevî hayatın genel çerçevesini çizmiş, amelî kurallarını belirlemiş, böylece daha sonra fıkıhçı ve hadisçiler, kelâmcılar, mutasavvıflar tarafından ahlâk anlayışlarının temeli oluşturulmuştur.

   İslam ile Ahlâk arasında sıkı bir bağ vardır. Her ikisinin de hedefi aynıdır.İslamiyet’in ahlâka verdiği önemi, Kuran–ı Kerim’de ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in  örnek hayatında açıkça görürüz.

     Âyet-i Kerimede: Gerçekten sen  yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem Sûresi âyet:4) buyrulmuştur.

     Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) Efendimiz; “Ben ancak güzel Ahlâkı ( üstün ahlâk değerlerini) tamamlamak üzere gönderildim” (Muvatta,Hüsnül Hulk,8) buyurmuştur.

     İnsanlar, hiçbir zaman kendi kurtuluşlarını, başkalarının felaketlerinde veya kendi yükselişlerini başkalarının alçalmasında aramamalı, yükselişlerini, kurtuluşlarını ve mutluluklarını inandığı değerlerine sahip çıkarak, ibadetlerini yaparak, sonucunda güzel ahlâk’a erişerek elde edebileceğini çok iyi bilmelidirler. İlk insanla birlikte bu süreç başlamış, insanlığın varoluşundan itibaren İlâhi dinlerin tamamı, insanlara güzel ahlâk sahibi olmayı emretmiş, son din olan dinimiz İslâm ise güzel ahlâk’ı en büyük erdem saymış ve güzel ahlâkla ilgili çok önemli kurallar koymuştur.

     İman eden ve imanın gereğini gereği ibadetlerini yapan Müslüman, güzel ahlaka ulaşmış olur. İman eden kişi hem güven altına girmiş, hem de başkalarına güven vermiş olur. Bunun içindir ki Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Hadis-i Şeriflerinde: “Müslüman, elinden ve dilinden başkalarının emin olduğu kimsedir” “İmanın en üstünü, Allah için sevmen, Allah için buğzetmendir” buyurmuştur.  Bu hadis-i şerif,  İman ile Ahlâkı birleştirmiştir. Demek ki İslam, İmana dayanan, gücünü İmandan alan bir Ahlâk getirmiştir. İman, Ahlâki davranışa; günah-sevap, haram-helal kavramlarını katmaktadır. Yalan söyleyen kişi Ahlâksızlık yapmanın yanında, Allah (c.c.)’a karşı gelmiş, günah da işlemiş olur. Bu şekilde herhangi bir yanlışa düşmemek için haramlardan kaçınarak, emredilmiş olan doğruluk, dürüstlük, yardımlaşmak v.b. güzel davranışlarda bulunmak sureti ile İslam Ahlâkına ulaşmalıyız.

      Hadis-i Şerifte: “Mü’minlerin İmanı en kuvvetli olanları, huyu (ahlâkı) en güzel olanlardır.” ( Müsnedd-i Ahmet Bin Hanbel,C.2,250) buyrulmuştur. Kuran-ı Kerim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’i bize en büyük örnek göstermekte, “Andolsun ki, Resûlüllah, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.”   (Ahzap Sûresi âyet:21) buyrulmaktadır. O’nun ahlakı da zaten Kur’an dır. Kur’an neyi emrederse yapar, neyi nehye derse ondan da kaçınırdı.

     İslâm, Ahlâka çok büyük önem vermekte ve onu gerçekleşecek en büyük hedef olarak almaktadır. İslâm Ahlâkının ilk temel şartı İman etmektir. İkinci şartı ise inandığını uygulamaktır. Kısacası söylediği şeyi yapmak, yapamayacağı şeyi söylememektir. Yani özü-sözü, içi-dışı, fikri-fiili bir ve aynı olmaktır. İmanının gereğini yapanlar güzel ahlâk’a ulaşırlar. Kısacası; İman + İbadet = Güzel Ahlâk.

     Allah(c.c.) güzeldir, güzeli sever ve her güzel hasleti kulları üzerinde görmek ister. Güzel Ahlâk’a sahip olanlardan olmamız duası ile sıhhat ve afiyetler dilerim.  omerlutfiersoz@gmail.com

yorum birakin